life is your canvas

life is your canvas

25 Ocak 2013 Cuma

aylak adam


İşte o iki kitaptan biri. Hani içimdeki boşluğu dolduran... 

Aylak Adam'a karşı tuhaf hislerim var. Aslında sevdim onu, olduğu gibi kabul ettim ve yadırgamadım. Bazen üzüldüm okurken ya da kızdım, garipsedim, özendim... Tanıdığım insanlara benzettim. Sonra kendimde aradım onu.

Yusuf Atılgan'ın anlatımına başta alışamadım, cümleleri birbiriyle bağlamakta zorlandım. Durup başa dönüp bir daha okudum. İlk on sayfadan sonra da kitabı elimden bırakamadım akıp gitti cümleler.. Doymadım ve şimdi Anayurt Oteli'ne başladım. Benzer bir karakterle başbaşayım yine. Yine bekleyen bir adam, A'yı bekleyen... Takıntılı, ayrıntılarla uğraşıp duran, kendi halinde, beni böyle sev seveceksen modunda diğer yarısını arayan melankolik bir adam..

Yalnızım
Herkes kadar mutsuz
Ama saklamayacak kadar cesur
Ne aradığımı bilmiyorum
sadece arıyorum.
Belki karşılaşırsam
olur da bir sinema girişinde
bir otobüs durağında
ya da bir sokakta yürürken aylak aylak
Olur da değerse gözleri..

Soğuk!
Ellerim cebimde
En çok ellerim üşür benim böyle kış günlerinde

Olur da bulursam aradığımı..
Görürsem tanırım
Görürsem onu ilk bakışta
bilirim işte..
O derim!

Yolumu değiştirmeyeceğim biliyorum
O yoluma çıkacak
Her gün gittiğim yerlerde
yürüdüğüm sokaklarda
bindiğim otobüste..
yanımda değil ama 
yakınımda bir yerde

Soğuk bir günde çıkacak karşıma
yürürken ben
kafamı önüme eğmiş de yürürken amaçsız
karşımdan gelecek
bana doğru
farkında olmadan aslında
kendi yolunda
benim için..
bana doğru..

Üşüyen ellerimi cebimden çıkartacağım
soğuk!
biliyorum uzattığım zaman
bir tek o ısıtacak ellerimi
eli cebinde sıkkın
aylak olmayacak adımlarım
daha hızlı mı yürüyeceğiz birlikte
bilmiyorum
daha mı mutlu olacağız
koşarız belki
kaldırımlardan iner asfalt yollara basarız
daha mı emin olur adımlarımız
daha sağlam basar mı ayaklarımız
düşününce bir tuhaf
ellerim sıcak
adımlarım sık..

artık onu düşünmeyecek olmak
onu beklemeyecek olmak
aradığını bulmuş olmak..
Tutunmak sıkı sıkı dallarına
uzanmak güçlü gövdesine yaslayıp da
ağırlaşan başımı
uyumak gölgesinde
daha mı huzurlu olacak uykular
alarmımın sesi kulaklarımı daha az mı tırmalayacak
planlar yapacak
ertesi günü mü düşüneceğiz bundan böyle.
düşününce bir tuhaf
yatağım sıcak
saatler hızlı..

ya sonra?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder