Bir yetişkinin gözünden içinden bazı imalar çekilip çıkartılabilir illa ki aramak gerekmiyor bu kitap da neyin nesiymiş böyle diye ister istemez gülümsetiyor resimler sizi amma ve lakin kesik kafalar, melankolik çocuklar ve sıradışı karakterler mevcut ve bunların öyküsü sizi sıradanlığın kabul gördüğü dünyaya davet ediyor ve farklılıklar için elektroşoka buyur ediyor.
Helga yaşıtları birbirinin aynısı çıtır kızlardan biri değil ve dışlanıyor. Umursamamaya çalışıp farklılığıyla onun da bu dünyada bir yeri olduğuna kendini ikna etmeye çalışsa da bir grup kız olan Debbie'ler onunla sürekli eğleniyorlar. Helga da onlardan biri gibi yapıp pizza siparişi verip pijama partisi yaptıkları bir gece kızların kafalarını koparıp, onların yemedikleri pizza kenarlarını afiyetle yiyerek geceyi sonlandırıyor. Sürekli mutlu bir çocuk olan her şeyden keyif alan Sammy'deki sorunu ailesi farkedip onu iyi ediyor; artık hep mutlu değil. Annesi tuhaf olan küçük kız annesine benzemek istemiyor ve onun tuhaflıklarından utanarak geçirdiği çocukluk ve gençliğinin ardından annesi gibi tuhaf bir kadın olmaktan kendini kurtaramıyor. Siyam dördüzü kardeşlerden babaları korkuyor ve akranları onları oyuna almıyor. Onlar da evden kaçıyor ve bir gün dönüp anne babalarından intikam alıyorlar onları oldukları gibi sevemedikleri için. Annesi, Waldo'nun eve heyecanla gelip de bak anne köpeğim kendine çok benzeyen bir şekilli kaka yaptı diyerek elinde tuttuğu kakayı ayağıyla eziyor. Ve 13 çocuk karakterden bazıları "normalleşip" büyüyüp evleniyorlar bazıları kafa koparıyor bazıları da tuhaflıklarıyla yaşamaya devam ediyor tuhaflıklarına karşı gelenlere gereken cezayı vererek. Bu epeyce abartılı olmakla beraber sevimli ve ürkünç hikayeleri yazar şöyle sunuyor bize:
anneniz size bu hikayeleri asla anlatmadı.
çünkü sizi korkutmak istemedi.
ama altıkırkbeş sizin anneniz değil.
6.45 yayınlarından ilk kitabımı okumuş olmanın mutluluğu içerisindeyim evet. Sırada yine çok ilginç bir kitap var beni bekleyen: Uçan spagetti canavarının kutsal kitabı. Bu da başlı başına bir din kitabı, eşitlik ve adaletin sıklıkla vurgulandığı, keyifli... Bence bir googlelarsanız 10 Emri neymiş okursanız size de ilginç gelebilir ve buyrun ödünç verebilirim kendisini ama önce ben okuycamm!
Azıcık da yazardan bahsedeyim mi: Angus Oblong. Bir kere bu amcanın orijinal haline ulaşmak mümkün değil. Yüzünde hep bir palyaço makyajı var ve sanki diğer türlü varolmamış. Kitapta bir Milo karakteri var ki inanılmaz ıssırılası bir şey çişini yaparken klozette gizli bir yaratığın onun poposunu izlediğini ya da yatağının altında yılan bir kadın olduğunu biliyor, evet evet biliyor bundan oldukça emin ve kimsenin bilmediği bu şeyleri biliyor olmaktan da çok gurur duyuyor. Ama o da elektroşok kurbanı :( Sonra evlenip mutlu bir eş ve baba oluyor ve çişini yaparken artık bazen gazete okuyor bazen de bir rahatlama hissi dışında farklı bir şey düşünmeden hissetmeden ellerini yıkayıp çıkıyor. İşte bu Milo'yu kendi tasviri olarak çiziyor Angus abimiz. The Oblongs isimli animasyonun yapımcısı aynı zamanda kendisi, burada da vücudunda deformasyon oluşmuş insanlar var. Bir şeyleri gözlemliyor abimiz, moderniteye kafa tutuyor ve hayatımızdaki değişikliklerin olumsuz yönlerini dehşet verici unsurlar ekleyerek gözümüze sokuyor. Direk bu bu bu da demiyor önce küçük çocuğu vampir yapıyor sonra annenin eline bir sigara bir kadeh veriyor ardından da güneşin altında uyuyup kalan küçük vampir kül oluyor. Tabi ki bunları sevimli karakterlerle gül(ürk)ünç hale getiriyor. Ebeveynlerinden pek de hoşnut olmadığını anladığım otobiyografisine de bakılırsa, zaten öykülerindeki anne-baba karakterleri kafa kesen çocuklardan çok daha zalimler, anne-baba rolünü pek fazla gereklice ciddiye almış kendisi. Çocuk yaptınız madem siyam dördüzü de olsa, vampir de olsa, "normal" çocuk da olsa evladın o senin, onun bir ruhu var ve o ruhu kemirip durma sev çocuğunu, herşeyden önce ruhunu doyur diyor. Üç tane beş tane ne kadar istiyorsan o kadar çocuk yap ama hakkını veremeyeceksen de çocuk yapmak zorunda değilsin bak benim annem fabrika gibi seri üretim yaptı da ne oldu hiç birimizden bir halt olmadı, biz birbirimize bakmak zorunda kaldık, çocuk olamadık, hatta bazılarımız hayatta kalamadık sağa sola bırakıldık diyor ciddi sorunlara abartılı bir iticilik, tiksinçlik ve komiklik katan umursamaz duyarlı tavrıyla.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder